ABD ve Rusya Arasında Nükleer Anlaşma Krizi Derinleşiyor

1 Mart 2026OKUTAÇ

BM Genel Sekreteri António Guterres, ABD ve Rusya'yı yeni bir nükleer silah kontrol anlaşması imzalamaya çağırdı. Mevcut anlaşmanın sona ermesi, uluslararası barış ve güvenlik için ciddi bir an olarak nitelendirildi.

New Start anlaşmasının sona ermesiyle, Moskova ve Washington nükleer cephaneliklerine yönelik kısıtlamalardan resmen kurtuldu. Bu durum, küresel bir silahlanma yarışına dair endişeleri artırdı.

Guterres, New Start ve diğer silah kontrol anlaşmalarının tüm halkların güvenliğini büyük ölçüde artırdığını belirtti. Anlaşmanın sona ermesi, nükleer silah kullanım riskini son on yılların en yüksek seviyesine çıkardı.

Rusya ve ABD, dünya nükleer savaş başlıklarının %80'inden fazlasını kontrol ediyor. Guterres, iki ülkeyi müzakere masasına dönmeye ve yeni bir çerçeve üzerinde anlaşmaya çağırdı.

Bu gelişme, 1970 tarihli Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'nı da tehdit edebilir. Anlaşma, nükleer silah sahibi olmayan ülkelerin bu silahları edinmemeyi taahhüt etmesini sağlıyor.

2010 yılında imzalanan New Start anlaşması, her iki tarafın nükleer cephaneliğini 1.550 konuşlandırılmış stratejik savaş başlığı ile sınırlıyordu. Bu, 2002'de belirlenen sınırdan yaklaşık %30'luk bir azaltma anlamına geliyordu.

Joe Biden, 2020 seçimlerini kazandıktan sonra Rusya ile New Start'ı beş yıl uzatmak için anlaşmıştı. Ancak, Moskova'nın Ukrayna'yı işgali sonrası iki ülke arasındaki gerilim arttı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, her iki ülkenin artık anlaşma bağlamında herhangi bir yükümlülük veya simetrik beyanla bağlı olmadığını belirtti. Rusya, ulusal güvenliği tehdit edilirse kararlı karşı önlemler alacağını ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Çin'in de dahil olduğu yeni bir anlaşma çağrısında bulundu. Rubio, 21. yüzyılda gerçek bir silah kontrolü için Çin'in de dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.