ABD’nin Grönland Hamlesi: Güvenlik ve Diplomasi Gerilimi
Senatör Marco Rubio, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi önünde ifade verirken, milletvekili Sarah McBride tarafından Grönland'ın Danimarka'ya bağlı olup olmadığı sorusuyla karşılaştı. Soru, Washington'un ada üzerindeki stratejik niyetlerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
ABD Başkanı Donald Trump, Grönland'ı defalarca satın almak istediğini belirtti ve Ocak ayında Davos'ta adayı “Kuzey Amerika'nın parçası” olarak tanımlayıp ulusal güvenlik önceliği olduğunu söyledi. Trump'ın çıkışları, Beyaz Saray'ın ada politikası üzerindeki belirsizliği artırdı.
Rubio komitede, yönetimin Grönland ve Danimarka ile adanın kolektif savunma için kullanılması konusunda görüşmeler yürüttüğünü, bunun füze savunması açısından kritik olduğunu söyledi. Açıklama, Pentagon ve diplomasi çevrelerinde güvenlik önceliklerinin masada olduğunu gösterdi.
Soğuk Savaş döneminde ABD'nin Grönland'da 17 askeri tesisi ve 10 binden fazla personeli bulundu. Bugün adadaki Amerikan varlığı büyük oranda Pituffik Uzay Üssü ile sınırlı; burası Savunma Bakanlığı'nın en kuzeydeki tesisi olarak kayda geçiyor.
Başkanın Grönland özel elçisi Jeff Landry Mayıs ayında ABD'nin adadaki “ayığını yeniden koyması” gerektiğini savundu ve daha önce bölgeyi ABD'ye katma hedefinden söz etmişti. Bu söylemler Grönland halkı ve siyasetçileri arasında güçlü tepki yarattı.
Grönland parlamentosundaki beş partinin liderleri Ocak ayında ortak bir açıklama yayımlayarak Washington ve Kopenhag'a net mesaj verdi. Ada yetkilileri, egemenlik ve yerel rızanın dış politika kararlarında belirleyici olacağını vurguladı.